Biyografi
Bu biyografi 10352 kez okundu
TURAN AVCI
ROKA AVM'LER YÖNETİM KURULU BAŞKANI
 
 
 
 

Aza kanaat getirdi, maaşa önem vermedi. Sevdiği iş yaptı ve başarılı oldu. Market işletmeciliği ruhunda vardı, karşısına çıkınca da hayır diyemedi. Onlar için rızık kapısının adı Maraş Caddesi’nde bir manav açmışlardı. Yürüyerek işe gidip gelen üç kardeş sabah 7’de yola çıkıp, gece 1’de eve dönüyorlardı. Turan Avcı, babasının 30 yıllık emeği olan 30 bin marklık emekli tazminatı ile bismillah dedi. Saçlarından oldu ama babasına emanetini hakkıyla teslim etti. Cesareti ve gayretiyle güven kazanmasını bildi. İki kişi ile yola çıkan Roka AVM, 156 istihdama ulaştı...

Sevgili Van Ekonomist okurları! Büyük bir zevkle hazırladığımız Vanlı işadamlarının başarı ve hayat hikâyelerine devam ediyoruz. Bu sayının konuğu Roka AVM Yönetim Kurulu Başkanı Turan Avcı, Van Ekonomist Dergisi Haber Editörü Yılmaz Tekin’e konuştu. Hayli keyifli bir sohbet oldu. Bakkaldan süpermarket şubelerine geçişin hikayesini okuyacaksınız.

Geçinilmesi kolay, yetenekli, gizemli ve erdemli anlamına gelen Turan adı verilmişti ona. Turan ismini taşıyanlar için çok fazla düşünen ve irdeleyen bir yapıda olduğu yorumu yapılıyor. Soyadı Avcı’ydı. Avcı, avlanan, av sporu yapan kişinin yanı sıra bir şeyi elde etmeye uğraşan anlamını da taşıyor. İşte o da bir şeyler elde etmek için çok uğraştı ve sonunda başardı. İşte Roka AVM’nin hikayesi…

Turan Avcı kimdir?

Van’ın Muradiye ilçesinin Köşk köyünde 1973 yılında dünyaya geldi. İlkokulu köyde okudu, ortaokulu ise Erciş’te yatılı ilköğretim okulunda okudu. Ardından 1991’de Van Atatürk Lisesi’nden mezun oldu. 4 erkek, 6 kız kardeş olmak üzere toplam 10 kardeşler. 1 erkek 2 kız olmak üzere 3 çocuğu var.

Üniversite sınavını kazanamayınca!

Lise son sınıftayken tıp, inşaat mühendisliği ve mimarlık olmak üzere üç tercih yaptı ancak kazanamayınca bir daha sınava girmedi. Köyüne döndü, tarla ve hayvanlarla uğraşmaya başladı. İki yılın ardından askere gitti ve dönüşünde ise arayış içine girdi.

“Bir adım atmalıyım”

“Herhangi bir tecrübem yoktu. Askerlikten sonra adeta havada kaldım. Köyde verimli olamayacağımı düşünerekten 1996’da Van’a geldim ve dedemlerde kaldım. Buralarda bir yerlerde çalışmalıyım, bir adım atmalıyım dedim. Müftülükte çalışan dayım Kadri Akman, bana eski araştırma hastanesinin karşısında Lokman Market’i önerdi. Marketin sahibi olan doktorlar, marketi kâr değil hizmet amacıyla işletiyorlardı. Dayım Nihat Tosun hocamız ile görüşmüş ve o da gelsin çalışsın demiş.”

Maaşı değil marketçiliği önemsedi

 “Lokman Market de aylık 75 TL’ye çalışmaya başladım. Diğer çalışanlar 150-200 lira arasında maaş alıyordu. Maaşımı nasıl arttırım diye düşünmüyordum. Bir işim olsun istiyordum ve market işletmeciliğini de seviyordum. Markette heyecanla çalışıyordum ve o koşturmayı seviyordum. Mağaza müdürü Hakan İnci, beni depo görevlisi olarak görevlendirdi. Depocu oldum ve 3 ay içerisinde depoda ne var ne yok, mağaza hangi ürünler geliyor, tüm akışı takip ettim ve öğrendim. İhtiyaç listesi hazırlıyordum. Mağaza müdürü hakikaten beni çok sevdi. Üç ayın sonunda maaşım 150 TL oldu. Maaşım yükselince işime daha fazla sarıldım. Gayretim görüldü ve güven oluştu. Lokman Market’te iki yıl boyunca çalıştım.”    

Nişanlanıyor

“1996’nın sonlarında nişanlandım. Ev kurmam gerekiyor, düğün yapılacak. Karayollarında çalışan babamın geliri bizi mağdur etmeyecek kadar vardı ama bir şeyler yapmamız  gerekiyordu.  Lokman Market o dönemlerde Oruçoğlu yağlarının bayiliğini aldı. Babam 1998’de emekli olduğunda ben hala nişanlıydım. Bir buçuk yıl nişanlı kaldım.”

“Babamı ikna etmeye çalıştım”

Karayollarında çalışan bir babanın tam 30 yıllık emeği vardı. Bir babanın 30 yıllık emeğini alıp oğluna teslim etmesi babaya çok zor geldi. Ben çalıştığım 30 yıllık emeği oğluma vereceğim ama içimde tereddüt var, hissini babamdan alıyordum.”

30 bin markı alıyor

“Babam emekli olunca 30 bin markı bana verdi. Bu sefer bu parayla ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Babam bana bak oğlum 30 yıldır çalıştığım emeği sana veriyorum dedi. Babamın emekli olan bütün arkadaşlarının emekli tazminatları bir iki yıl içinde erimiş ve sadece kuru emekli maaşına kalmışlar. Babam da o eski arkadaşlarını hep görüyordu. Babamda da böyle bir korku vardı, acaba benim emekli tazminatımda eriyip gidecek mi diye endişe ediyordu.  Acaba ben de böyle mi olacağım diyordu.”

Yüzde 20 hisseye ortak oluyor

“Lokman Market’teki doktorlara hisse alma teklifinde bulundum ve 30 bin markla yüzde 20 hisseyi aldım. Ortaklığımız bir yıl boyunca devam etti aynı zamanda markette çalışmayı da sürdürdüm. Yönetim kurulu üyeleri burayı kâr değil hizmet amacıyla açmışız dediler ve hissemi geri iade ettiler.”

Oruçoğlu’nun bayisi oluyor

“Lokman Market yetkilileri, Oruçoğlu yağ bayiliğini bana verdiler. Ne cesaretse Van bayiliği işine girdim ve 2000 yılında bir panelvan minibüs aldım. Orhan Avcı’dan, Önaylar Gıda’dan ve Zeydanoğlu’ndan makarna, pirinç, zeytin ve salça da alarak yağ ile birilikte Van’daki bakkalara satışa başladım.”

2000 krizi geliyor

“Türkiye’de 2000 yılında bir kriz oldu ve develüasyon gerçekleşti. Dolar, Mark değerleri uçtu. Mark iki katına çıktı. Babam bir gün dediki oğlum gel hesap yapalım. Babamın verdiği 30 bin mark yüzde 150 bir artış göstermiş. Böyle olunca babamıza hesap veremedik. Eyvah! Her gün babamızla hesap yapıyoruz. Babam bana, 30 yıllık emeğimi sana verdim emeğim heba oldu, param gitti diye hayıflanıyordu.”

“İki yılda saçlarım gitti”

“Turan Avcı, bana (Yılmaz Tekin’e) ithafen! Velhasıl sizin gibi olan saçlarım iki senede gitti. Birgün hiç unutmuyorum şu anda Antalya’da Magua otellerini işleten amcaoğlum Cemil Avcı, Van’da nakliyecilik yapıyordu. Babam onu alıp benim toptancı dükkanıma getirdi ve ona, “Bak Cemil, ben 30 yıl çalıştım oğluma verdim. 30 yıllık emeğimi 50 teneke zeytin, yağ ve salçaya verdi, dedi. Bu sıkıntı ve stres beni gittikçe kamçıladı.”

BAKKALDAN SÜPERMARKETE GEÇİŞİN SERÜVENİ

Bakkalı devralıyor

Gıda dağıtımını sürdürürken kale yolunda Doğukent sitesinde Doğusite Market’i işleten müşterim Şaban Kamber, marketi devredeceğini söyledi. İşsiz olan kardeşlerimi de yanıma alarak Allah nasip etti ve bakkalı 2001’de aldık. 2011’e kadar bakkalı işlettik.

“Yolcu taşımacılığı da yapıyordum”

“Bu arada aldığım minibüs ile Van-Muradiye arasında yolcu taşımacılığı da yapıyorum. Ayrıca başka bir minibüs ile Karayolları işçilerini taşıma ihalesini de aldık ve bir yıl boyunca servis hizmeti verdik.”

Yavaş yavaş toparlanıyor

“Yavaş yavaş toparlanmaya başladık, artık babamın 30 yıllık emeğim nerede sözünü ona unutturduk. Sitedeki bakkaldan çıkıp farklı bir işe atılmamız gerekiyordu, çünkü iş tecrübemiz gelişti.”

Rızık kapısının adı Maraş Caddesi

“Maraş Caddesi’nde (Kazım Karabekir) Van’da çok saygın biri olan Şahabettin Düzen’e ait dükkanı kiraladık. Sayın Düzen, çok sağlamcı birisiydi. Manav dükkanı açacağımızı söyledik. O da domatesler çürüyecek yola atacaksınız, milletin kafasına değecek dedi. Ben de çürükleri yola değil çöpe atacağız dedim. Meğerse Şahabettin Düzen, bizi tanımak için konuşturuyormuş. Dükkanımı kiraya verdiğim insanlar nasıldırlar diye öğrenmek istiyormuş ve 15 gün boyunca bizi araştırdı. Bizim bir hatamızı ve yanlışımızı göremeyince dükkanı bize kiraya verdi. Maraş Caddesi mevkii Roka AVM’ye bereketli geldi. Şahabettin Düzen ile Emin Çiçek’e sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.”

Kavak ağaçlarından tezgah

“Marangoza götürdüğümüz kavak ağaçlarından tezgah yaptırdık. Ben, iki kardeşim ve iki personel ile daha 2006’de işe başladık. Dört yıl boyunca yaptığımız manav işletmeciliğinde aldığımız malın yüzde 20’sini çöpe atıyorduk. Profesyonel manavlar var, marketler var. 2 bin 500 lira ile başlayan kiramız, 3 bin 500 liraya çıktı. Sonra yandaki dükkan boşalınca orayı da kiraladık ve şarküteri olarak ekledik.”

Toplam 10 kişi oldular

“Üç kardeş olarak biz ve 7 personel ile toplam 10 kişi olduk.”

Roka isminin hikayesi

“Manavı açtıktan bir ay sonrasına kadar da bir isim bulamadık. Kendi adımızı ya da soyadımızı bırakmak istemedik. Marka amacıyla farklı bir isim olsun istedik. Ziraat mühendisi olan kardeşim Nihat, roka olsun dedi. Yeşillikler arasında roka da satıyoruz ama birden sordum roka nedir diye. İlk etapta aklıma yeşillik gelmedi ve farklı bir şey sandım.”

Yürüyerek gidip geliyorlar

“O zaman arabamız yoktu ve Maraş Caddesi’nden kale yolundaki evimize kadar yürüyerek gidip geliyorduk.  Üç kardeş sabah 7’de yola çıkıyorduk gece 1’de eve dönüyorduk. Sesli seli düşünerek roka ismi nasıl olur diye konuşuyorduk. Bir ayın sonunda o yeşillikten esinlenerek roka ismini verdik.”      

Roka süpermarket oluyor

Manav ve şarküterinin yanındaki dükkanda Zeki bey Emin Çiçek’e ait dükkanda mobilya satıyordu. Dükkanı boşaltınca o dükkanı da ekleyerek süpermarket açacağım dedim ve kendime güvencim oluştu. 15-20 gün boyunca kardeşlerimle ve babamla mücadele ettim. Yapma, etme, olmaz ve yapamayız, yapamazsınız dediler. Ben kafama koymuştum, ticarette bir proje bana makul geliyorsa ben o işe girerim. İstişare ederim ama o işe girmem lazım. Kavga dövüşle o işe girdim ve biz süpermarket kategorisine geçtik. Mahalle bakalı ile başladık. 15 kasa sebze ve meyve satıcılığı ile manav olduk, şarküteriyi ekledik ve ardından da süpermarkete geçtik.”

Araya deprem giriyor

“Van depremlerine kadar burada devam ettik. Marketimizin olduğu bina ağır bir hasar aldı. 23 ekim ve 9 kasım 2011’de deprem oldu ve ben 5 aralıkta hacca gitmem lazım. Hacca gitmeyi iptal etme kararı verdim. Mağazamız kapandı ve yıkılma tehlikesi olan binada, malzemeleri çıkaracak kimseyi bulamıyoruz. Mademki malları çıkaramıyoruz halimiz böyledir market de kapalıdır, ben de hacca gidiyorum dedim. Ailemden müsaade aldım ve hacca gittim. Hac dönüşü, eş, dost ve akraba sağolsun onlarla beraber eşyaları marketten çıkardık. Mallarımızı depoda muhafaza ettik. O zaman tek şubeli marketiz. Yaklaşık 7 aylık bir İstanbul hayatımız oldu. Çocukları bıraktıktan sonra Van’a döndüm. Sokak sokak gezdiğimiz İstanbul sokaklarında bir şey yapabilir miyiz diye uğraştık ama olmadı. İstanbul’da yapamadık, yaşayamadık. Babam burada yapamıyorum dedi. Maraş Caddesi’ndeki şu anki yerimiz mobilya mağazasıydı ve deprem sürecinde boşaltmıştı. Orayı kiraladık ve Roka AVM’nin birinci şubesini haziran 2012’de açtık.”

İkinci şube açılıyor

“Şubat 2013’te Alipaşa Mahallesi’nde ikinci şubeyi açtık. Van da deprem sonrasında yavaş yavaş toparlanıyordu. Artık iki şubeli Roka AVM olmuştuk ve artık bize cesaret gelmişti. Van halkının sempatisini ve sevgisini biraz daha kazanmıştık.

“Adımız Roka soyadımız Hoşgeldiniz”

“Roka AVM yönetimi ve çalışanları olarak hiç değişmeyen düstürlarımızdan, müşteriye olan samimiyetimizi ve güleryüzlülüğümüzü kesinlikle hiç mi hiç kaybetmedik. Özveriyi hiç kaybetmedik. Müşterilerimiz kapıdan girdiğinde personelimize hep şunu söyledik. Arkadaşlar, adımız Roka soyadımız hoşgeldiniz. Roka AVM’ye giren herhangi bir müşterimiz, marketten çıkana kadar en az 10 kez hoşgeldiniz ifadesini duyar. İl dışından gelip Van’da öğretmenlik yapan bir müşterimiz, şunu söylemiş. Ben Roka’ya gidiyorum, önüme gelen her eleman bana hoşgeldiniz diyor. Bu nasıl bir samimiyet demiş. Gidip o öğretmenimiz ile tanıştım ve anlatmasını istedim. Hocamız da, “Çok güleryüzlü bir ekibiniz var, bu samimiyet çok hoşuma gitti ve çok samimi bir ortam. Kendimi sanki kendi işyerimde ve kendi evimde gibi hissediyorum.” dedi.

Üçüncü şube açılıyor

“Müşterilerimizin bu bakışları bize üçüncü şubenin yolunu açtı. Üçüncü şubemiz olan İskele şubemizi İkinisan Polisevi’nin karşısında Van halkının hizmetine açtık.”

Sıra dördüncü şubede

“Van halkı hakikaten Roka AVM’lerine çok teveccüh gösterdi ve biz de dördüncü şubemizi açtık. Bundan sonra biz de artık bu memleketin yatırımcısıyız dedik ve yatırımı kendimize vazife edindik.”

Roka AVM Van halkınındır

“Biz bu memlekete ne yapabiliriz diye düşündük. Market sektöründe işsizliği azaltmak ve istihdamı arttırmak adına çabalamaya başladık ve bunu boynumuzun borcu haline getirdik. Nedeni ise Roka AVM artık Turan Avcı ve ailesinin olmaktan çıktı, Van halkına mal oldu. Roka AVM artıkVan halkınındır.”

Beşinci şube geliyor

“Nisan 2016’da Artos İş Merkezi karşısındaki Roka AVM’yi beşinci şube olarak halkımızın hizmetine açtık.”

156 kişi istihdam ediliyor

İki çalışanı ile başlayan Roka serüveni şu anda 156 çalışanı ile macerasına devam ediyor.

Van sevdası var

“Türkiye’nin ender şehirlerinden olan Van’ımız çok güzeldir. İnsanımız muhteşemdir ve özverilidir. Van’ın muhabbetini biz hiçbir yerde göremeyiz. Van için yapılan hiçbir şey boia gitmez. Hiçbir yatırımımda pişmalık yaşamadım. Hem personelime, hem Van halkına hem de kendime kazandırdım. Tabi bütün bunlar canabı Allah’ın bahşetmesiyle ve lütfetmesiyle oluyor. İnşallah Van’ın geleceği parlaktır. Van doğunun Parisi deniliyor. Birgün gelecek ferçekten doğunun Paris’i olduğu zaman,  herkes gözümüzle görüyoruz diyecek.  Allah’în izniyle Van çok iyi yerlerde olacak.”

İŞADAMLARI VAN’I TERK ETMESİN

İşadamları Van’ı terk etmesin

 “Malum meseleler nedeniyle Van’dan göç etmek isteyen, tacir ve esnaf arkadaşlarıma seslenmek istiyorum. Bir gün geri dönmek isteyeceksiniz ama artık kendi markanızı oluşturmak için zaman bulamayacaksınız. O fırsatı kaçırmış olacaksınız. Gelin bu memlekete hep beraber sahjip çıkalım. Van’ımızın istihdama ve yatırımcılara ihtiyacı var. Van’ın esnafı ve parası Van’dan çıkmasın.”

Ulusal marketler Van’a hücum ediyor

“Ulusal marketler yavaş yavaş Van’a hücum ediyor. Van’da sıcak paranın yaklaşık yüzde 30’u olan günlük 3 milyon lira dışarıya gidiyor. Havuzumuz boşalmasın, gelin Van’a sahip çıkarak bu parayı Van’da bırakalım. Ulusallların yatırım olarak Van halkına hiçbir faydası yoktur. Buradan halkımıza da seslenmek istiyorum ve esnafımıza sahip çıkalım diyorum. Bu manada duygusal ve milliyetçi olalım. Komşumuz aç iken bizler bir milyon kilometre ötede bir fakire gıda yetiştirmeye çalışıyoruz. Hiçbir ulusal mağazaya düşman değiliz ama benim Vanlım varken benim Van’da yatırım yapan esnafım varken neden her akşam paramız dışarıya aksın. Parayı Van’da kazanacak ama yatırımı dışarıya yapacak esnafa neden gidelim? Roka AVM’den alışveriş yapılsın diye demiyorum. Hep diyorum bakkal Ahmet amca olsun ama Vanlı olsun.”

Şehitlerini unutmadı

2016 Van’ın Enleri’nde En Başarılı yerel Market seçilen ve Roka AVM adına ödülü alan Turan Avcı, ödülleri şehitlere ithat etti. “İkinisan Polisevi’nin bombalanması olayında iki arkdaşımız şehit oldu. Şehit Dicle ve şehit Faruk’a Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun, onlar ekmekleri için çalışıyordu.”

İş dünyasına önerileri

Kesinlikle ama kesinlikle madde ve kâr odaklı olmayın.

Başarma mücedelesinde verimli olun.

Her zaman prestij ve kariyer peşinde olun.

Marka, para ve büyüme arkasından gelir.

Samimiyetiniz kaybetmeyin.

Had safhada sadakatli olun.

Özveriyi ve sabrı düstur edinin.

İnsanları kandırmayın.

Kendinize olan güveninizi yitirmeyin.

Kendinize ve herkese karşı dürüst olun.

Bu ilkelerle Allah’ın izniyle başarılı olursunuz.

Kaynak:
 
 
 
Etiketler: TURAN, AVCI,
VAN EKONOMİST DERGİSİ 55.SAYI
Yazarlar
Ulusal Gazeteler
Anketler
Yeni sitemizi nasıl buldunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
41
0
2
5
12
19
2
Fenerbahçe
37
0
4
4
11
19
3
İstanbul Başakşehir
36
0
3
6
10
19
4
Trabzonspor
35
0
3
5
10
18
5
Alanyaspor
35
0
4
5
10
19
6
Galatasaray
33
0
4
6
9
19
7
Beşiktaş
30
0
7
3
9
19
8
Göztepe
29
0
6
5
8
19
9
Çaykur Rizespor
24
0
9
3
7
19
10
Gaziantep FK
24
0
7
6
6
19
11
Yeni Malatyaspor
24
0
6
6
6
18
12
Denizlispor
22
0
9
4
6
19
13
Gençlerbirliği
21
0
8
6
5
19
14
Konyaspor
18
0
9
6
4
19
15
Antalyaspor
17
0
10
5
4
19
16
Kasımpaşa
15
0
12
3
4
19
17
MKE Ankaragücü
13
0
10
7
2
19
18
Kayserispor
11
0
12
5
2
19
Arşiv
Haber Yazılımı